İzleyiciler

4 Aralık 2009 Cuma

mudurnu yibo anasınıfı sergi





mudurnu yibo okulöncesi resim çalışmaları








bolu mudurnu yibo anasınıfı fotoğrafları









20 Nisan 2009 Pazartesi

sevdiğim şarkı sözleri

Düş Sokağı Sakinleri
Kış ve Hüzün
Dünümden bugüne kalan
sadece bir kış
Zaman öyle zor ki yanımda ol sen
Girdiğim kavgalar baktığım aynalar
Neden hiç büyümez içimde çocuklar
Yanımda ol ki gücüm çoğalsın
Yanımda ol ki sesim dağılsın
Sözünden içime kalan geceyi örttüm
Çünkü ardımda gezen takvimler vardı
Bilemedim yaşanan hangimizin düşü
Şimdi dudaklarında kurumuş gül tadı
Yanımda ol ki gücüm çoğalsın
Yanımda ol ki sesim dağılsın
Zaman öyle uzak ki
Kumdan Kaleler
Senden Kalan Her Şey
İşte böyle zamanlar yüreklenir yalnızlığım
Sabahlara kadar ağlar çiğdem
Gözardı ettiğin sözcükler anımsanır
Bıçak gibi kesince ayrılık

Sendenkalan her şey
Dökülür karanlığa

Dökülür karanlığa yağdığın yağmurlar
Bir yanın kalamalı ama ıslanmayan
Gölgesinde beklar durur eski bir masal
Mavi bir kuş kanadında

İşte böyle zamanlar dönüşür ateş buza
Usulca bırakır çiğdem ellerini
Dalar gider gözleri yollara bir kez daha
Arkasından geriye dönüş yok artık

Senden kalan her şey
Dökülür karanlığa

18 Nisan 2009 Cumartesi

beypazarında ev gezmesi

Bugün beypazarı ev gezmesine gittik.Oğlum babaannesi ve ben.Gezmeye giderken ev hediyemizi unutmadık ilk defa gidiyorduk,hediyesiz olmazdı.
Birde 23 nisan yaklaştığı için bir odamızı süslemeye karar verdik. Oğlumun da doğum günü olduğu için ve 23 nisan gibi özel bir günde doğduğu için 23 nisan süsleri aldık ve ilk okul anılarım geldi aklıma .23 nisan da duyduğum heyecan geldi.ne güzel süslerdik:sınıfımızı.Şiirler ,şarkılar,rontlar.23 nisandan bir gün önce uyuyamazdık heyecandan.Hatırlasın herkes öyle değilmiydi?Ne güzeldi bizim 23 nisanımız.O heyecanı şimdi oğlumla yaşayacağım.Bizim için çok özel bir gün 23nisan.
Bugün güzeldi. beypazarlı teyzeler ,ablalar ,çocuklarla tanıştık.yöresel yemeklerinden yedik ,sofra duasi ettik. yöresel yemek tarfleri aldık .Zaman zaman bu tarfleri sizinle paylaşacağım.Herkesin başka bir dünyası ,başka bir hikayesi vardi.Yeni yüzler ,yeni yaşamlar gördük.Oğlum yeni tanıştığı abilerle oynadı,teyzelere güldü.yeni yeni yüzler tanıdı ,yeni arkadaşlar buldu.
Gezme saatimiz doldu ve evimize döndük.Semih bugün yine gülerek uyudu.Oğlum hep gülümse,hayat seni hep güldürsün.seni çok seviyorum.Ben yine atanmak için çalışayım,sende uyurken büyü güzel oğlum.
Son olarak eğer 23 nisan fotoğraflarınız varsa bana göndermeniz.Biraz eski albümleri karıştırısanız bulursunuz.23 nisanınız şimdiden kutlu olsun.

17 Nisan 2009 Cuma

beypazarı







Uzun zamandır süs kabakları sergisi yoktu.Görünce çok sevindik ailecek.Hemen incelemeye aldım ve fotoğraflar çektim.Bundan sonra sık sık beypazarı fotoğrafları yayınlayacağım.Bizde uzun zamandır blogta yoktuk.ailem,çocuklar ,çocuk resimleri ,gezi fotoğrafları ,resim çalışmaları,şiirler,paylaşımlar yoktu.Şimdi beraberiz oğlumla birlikte üstelik.

4 Mart 2008 Salı

ÇOCUK VE RESİM

Çocuk ve ResimResim, psiko-pedagojik açıdan çocuğu bize tanıtmaya yarayan bir ölçüt olduğu gibi, onun zeka kişilik ve yakın çevre özelliklerini yansıtan bir ifade aracı olarak da büyük bir önem taşır.Her çocuk büyük belirli bir kas olgunluğuna eriştikten sonra, kağıt üzerinde bir takım çizgi ve figür denemelerinde bulunur. Bireysel zeka ve kişilik faktörlerinin yanı sıra, çocuğun çevreyle olan etkileşimi ve günlük deneyimleri, onun çizgisini başka çocuğun çizgisinden ayrılmasını sağlar. Çocuk bize resmiyle adeta kendisinin bir parçasını yansıtmakta, olaylar hakkındaki duygu düşünce ve görüş biçimlerini dile getirmektedir.Küçük yaşlarda sözcüklerden daha güçlü bir anlatım aracı olan resim, bize çocuğun iç dünyası ve büyüme süreci hakkında önemli bilgiler verir. Çocuğun ben merkezci bakış açısından uzaklaştığını, geniş bir çevrenin üyesi olduğunun farkına vardığını, resim yoluyla anlayabiliriz.Resim, kolay bir anlatım aracı olması nedeniyle, sınırlı sözcük bilgisine sahip bir çocuk için, kendisi ile dış dünya arasında iletişimi sağlayan bir araçtır. Resim çocuğun iç dünyasını keşfetmek için oldukça ideal, projektif bir tekniktir. Çocukların çoğunluğunun resmi sevmeleri ise bu tekniğin kullanımını kolaylaştırmaktadır.Çocuğu kolay halde gözlemleme ve tanıma olanağı vermesi açısından, “ oyun” ortamı gibi resim etkinliğinin de önemi büyüktür.Bu nedenle çocuğa “karalama” evresinden itibaren kağıt-kalemle buluşma olanağı hazırlanmalı, dilediği şekilde özgürce çizmesi konusunda çocuk cesaretlendirilmelidir.Resim etkinliğinin yararları nelerdir? Resim etkinliğinde ana-babanın katkısı nasıl olmalıdır?Resim, çocuğun küçük kas gelişimine, göz-el l,koordinasyonuna, bedensel, motor ve bilişsel gelişimine yardımcı olur, Ayrıca, çocuğun zeka gelişiminin bir göstergesi, kişilik özelliklerinin ve iç dünyasının bir dışarı vurumu olması nedeniyle tanı ve sağaltım işlevlerini de görür. Bütün bunların dışında, örneğin geometri gibi bazı derslere de dolaylı katkı sağlar.İşte böylesine önemli bir etkinlikte ana-babanın başlıca rolü, malzeme sunmak ve resim etkinliğine teşvik etmek olmalıdır.Resim faaliyetlerinde okula ve öğretmene düşen görevler nelerdir?Çocuk, resim aracılığıyla, kendi dünyasını en kestirme yoldan, yalın bir anlatışla yansıtır. Çocuk resminde önemli olan, çizimin çocuğa özgü bir yorumu olmasıdır.Başta öğretmen olmak üzere, tüm yetişkinlerin görevi ise, çocuktaki bu “saflık” ve “çocuk çalık”ı bozmamak, onu basmakalıpçılıktan korumak olmalıdır. Çocuk ne boyut ne de renk konusunda yönlendirilmeli, ürünlerini özgürce ortaya koyabilmelidir. Bunun yanı sıra, dersinin, en az Matematik ve Türkçe dersleri kadar önemli olduğu unutulmamalı, resim dersinde, resim yerine başka bir ders işlenmemelidir.Zaman zaman bazı anne ve babalar, 3-4 yaşlarındaki çocuklarının resimlerine yardımcı olmaya, örneğin bir elmanın nasıl çizildiğini onlara öğretmeye çalışırlar. Bunun herhangi bir sakıncası olabilir mi?2-4 yaşlarına rastlayan karalama evresindeki gelişimin, belirli bir düzen içinde olduğu görülür. Başlangıçta kağıdın üzerine gelişi güzel konan işretler şeklinde görülen karalama, zamanla yetişkinler tarafından tanınabilecek düzeyde çizgilere dönüşür. Bedensel ve coşkusal gelişimin bir yansıması olan bu faaliyetlerden haz duyan çocuk, var gücüyle karalamasına devam eder. İşte giderek görsel kontrole sahip olmaya başlayan ve yarattıkça bağımsızlığını elde ettiğinin bilincine varan çocuk için, anne-babanın, ‘bir elmanın nasıl çizildiğini öğretmeye çalışması’ şeklindeki yardımı, duygusal bir kırıklığa neden olabilir. Çünkü karalama faaliyeti, kendi başına çocuğa haz veren bir uğraştır. Anne-babanın karalama faaliyetindeki bir çocuğa ilgi göstermesi kuşkusuz yararlıdır; ancak bu, çocuğun faaliyeti yönünde olmalıdır. Anne-babanın yönlendirmesi, çizme olanağı hazırlama ve malzemeyi kullanmaya cesaretlendirme şeklinde olmalıdır.KAYNAK:YAVUZER, HALUK, Çocuğu Tanımak Ve Anlamak, İstanbul, (say 74-75)